8.4.2009
- Uyusaydim.. büyürdüm belki sana.. Tanrıinin en keskin nefesiydi aşk.. sigarasindan bi nefes çekip yüzüme üfledi.. en keskin kokusuydu.. aşktı.. ve tanrıydı.. aşk tanrıydı..
........................
Yırtılan mektup aralarından bulabilir miyim yine seni? Yine kesik kollarımdan.. seni bir şarap bardağınin içinden.. yollara tutunuyorum.. bi otel odasında dudaklarımı kanatıyorum.. başka birinde aramaya çıkıyorum seni.. bir şehir seçiyorum kalmıştır benden bişey diye.. yok olan ne varsa hepsinde varım..
........................
Hangi insan teninden geldiğimin bi önemi yoktu.. saat 5i 20 geçiyodu.. ve hep böyleydi.. ve her zaman geç olmuştu herşey için.. olduğum yerde durarak bi şeylere yetişmeye çalışıyordum.. ama saat hep aynıydı.. ve ben hep geç kalıyordum.. zamana.. tanrıya.. aşka.. gitmeye karar vereceğim zaman, zamanın bi önemi yoktu.. kırılan bi zaman diliminden farkımız kalmayacaktı..
.......................
Dokunurken yüzüme yarım bi adam olduğumu unutmuş
gibiydin.. diğer yarısını avuçlarına döktüm.. kalmadı diğer yarım..
......................
Ve sende annem gibisin.. beni hiç kurtarmadin.. giden çocuğuna fazla sabredemedin..
......................
Bi hastalıktı üzerime düşen.. biri tüm vücuduma sarılmışti diğeri kalbime.. birinin adı kanserdi.. diğerinin aşk.. Sıyırmak lazım zamanı.. piç bi dünya.. gölgesi içime düşmüş.. çabuk düşer dedi biri benim için.. dedim ki düşebilirim.. dedim ki d/üşüyorum.. annem gibi üşüyorum.. düşüyorum..
.......................
belki hiç korkmamayı denerim bi gün..
.......................
Parmaklarim acıyor çocuk.. sayfayı önce sen çevir.. önce sen git.. ardından toplanacak çok anı var.. biraz dinlenip toplamam lazım.. biraz uyumam.. bi şişe şarap, bi kutu tantum.. ellerim acıyor.. ilaçlarımı içime sok.. kalp acımı soktuğun gibi.. en çok canım acıyor.. ellerim.. canım.. ellerim..
.......................
Uyusaydim.. büyürdüm belki sana.. ve Kaç gecedir uyumak yerine sana uyanıyorum.. Sevgili..
.......................
Ve biz binlerce yıl süren bi yalanın çocuklarıyız.. Bana kalmak kalır.. sen giderken.. mecburi yön yok.. bi yol yok.. kalıyorum.. piç bi ruhu ya da acılı bi ruhu satın almak isteyen
kimse yok.. kimse yok.. kimse yok..
edu
| |
Yorum (1)
:: Yorum yaz!
::
Bağlantı |
9.4.2009 - . | | Yazan:. | Koca bir pencereden bakıyorum hayata.. hiçbir umut bulamadığım pencereden..
Ne kadar uzağa baktığımı bile göremiyorum.
Sadece umutsuzlukların.. şu pencerenin dışı..
Soluk almaktan korktuğum,
Aşklarımdan korktuğum..
Yeni bir umut diyerek başlanan günler..
İnsanlar..
Üzerimde bıraktıkları izler derin yaralar açıyo benliğimde..
İnsan ölümü ne kadar düşünür?
Ne kadar arzu eder?
Üzülünce mi ağlar insan?
Ağlamak yeter mi üzüntüler için?
İşte sorular yanıtsız.. yanıtları kayıtsız.
Gecelere sığınırım zaman zaman.
Duygularımı örttüğü içindir rüyalarımda.
Bazen yıldız olmak isterim kayıp gitmek başka diyarlara.
Bazen kuş olup uçmak bilmediğim.. öğrenemeyeceğim şehirlere..
Güneşin kavurucu sıcaklığı tenini yaktıkça
Rüzgarın bedenini sarmalayıp soğuktan titreterek ürperttiği bir gecede seslen uzaklara..
Kim duyar sesini..
Yazmak isteyipte yazamadığın,
Yaşamak isteyipte yaşayamadığın her ne bok varsa yap..
Bu senin son günün..
Her şey un ufak olacak.. ufalıp dökülecek gözlerinden.
Belki de yaşlar akacak..
Bak, ben yazıyorum, yaşayamıyorum, söyleyemiyorum sadece yazıyorum..
Son gün bugün.
Dünleri unutma bugüne sığdır.
Yarını görecek bir çift göz göremeyeceksin aynalarda..
Karanlık ve gece çökecek üstüne ve onun soğukluğu saracak bedenini..
Duyamayacaksın..
.
Düşün, düşün, düşün sadece düşün sonra tekrar düşün
karar verme uygula.. yazılanları uygula.. bu senin ve benim için yazılmıştır belki de..
Kim bilebilir….
| | Bağlantı | |